Samsun Line

Samsun'un gündelik hayatını yakalayan şehir rehberi

Güzellik ve Bakım

Vücut cildi için üç adımlık kuruluk rehberi

Kaşınan bacaklar, pürüzlü kollar ve çatlayan topuklar çoğu zaman ürün değil alışkanlık meselesidir. Vücut bakımında gerçekten işe yarayan sade rutin.

Vücut cildi, yüz cildine kıyasla çok daha az ilgi görür. Oysa kışın kaşınan bacaklar, yazın kuruyan dirsekler, sürekli pürüzlü kalan üst kollar ya da soyulan topuklar çoğu insanın yıl boyunca karşılaştığı sorunlardır. İyi haber şu: vücut bakımı, yüz bakımına göre çok daha az adımla ve çok daha az ürünle sonuç veren bir alandır. Kuruluk şikayetinin arkasında genellikle karmaşık bir cilt problemi değil, birkaç alışkanlık hatası vardır.

Kuruluğun asıl kaynağı çoğu zaman su

Kulağa ters gelse de vücut cildini en çok kurutan şeylerden biri, uzun ve sıcak duşlardır. Sıcak su cildin yüzeyindeki yağ tabakasını çözer; bu tabaka nemi içeride tutmakla görevlidir. Tabaka inceldiğinde cilt, duştan çıktıktan sonraki dakikalar içinde nem kaybetmeye başlar. Bu yüzden uzun süredir kuruluk yaşayan biri için ilk değişiklik ürün değiştirmek değil, suyu biraz ılıtmak ve duş süresini kısaltmak olmalıdır.

Aynı mantık temizleyiciler için de geçerlidir. Bol köpüren, güçlü kokulu, cildi "gıcır gıcır" bırakan ürünler genellikle yüzey yağını fazlaca alır. Duştan çıkınca ciltte gerginlik hissediyorsanız, bu temizlik başarısının değil, aşırı temizliğin işaretidir. Daha yumuşak, nemlendirici içeriği yüksek yıkama ürünleri kuru ciltte gözle görülür fark yaratır.

Nemlendirmenin zamanlaması, ürününden önemli

Vücut bakımında en sık atlanan ayrıntı, nemlendiricinin ne zaman sürüldüğüdür. Cilt hâlâ hafif nemliyken, yani duştan çıktıktan sonraki birkaç dakika içinde uygulanan nemlendirici, yüzeydeki suyu hapseder ve etkisi kat kat artar. Cilt tamamen kuruduktan yarım saat sonra sürülen aynı ürün ise yalnızca yüzeyde bir film oluşturur.

Bu nedenle nemlendiriciyi banyonun içine, elinizin yetişeceği bir yere koymak küçük ama etkili bir düzenlemedir. Havluyla kurulanırken cildi ovalamak yerine hafifçe bastırarak fazla suyu almak da aynı amaca hizmet eder; cilt tamamen kurumadan ürün uygulanır.

Vücudun her bölgesi aynı bakımı istemez

Bacaklar, kollar, dirsekler ve topuklar farklı kalınlıkta deriye sahiptir. Dirsek ve diz gibi bölgelerde deri kalın, yağ bezi azdır; bu yüzden daha yoğun, daha zengin dokulu ürünler işe yarar. Kol ve bacak gibi geniş yüzeylerde ise hızlı emilen, hafif dokulu ürünler günlük kullanımda daha sürdürülebilirdir; çünkü ağır bir krem her gün sürülmez, birkaç gün sonra rafta kalır.

Topuklar ayrı bir başlıktır. Buradaki çatlakların çoğu nem eksikliğinden değil, nem eksikliği ile basıncın birleşmesinden doğar. Gün boyu ayakta duran biri için tek başına krem yeterli olmaz; akşam sürülen yoğun bir bakım ürününün üzerine ince bir çorap giymek, ürünün gece boyunca bölgede kalmasını sağlar ve sonucu belirgin şekilde iyileştirir.

Peeling: az ve doğru zamanda

Üst kollarda ya da uyluklarda görülen pürüzlü doku, birçok kişiyi sert lifler ve keskin taneli ürünlerle ovalamaya iter. Oysa aşırı ovalamak tahrişi artırır ve pürüzü kalıcı hale getirebilir. Haftada bir, en fazla iki kez yapılan nazik bir arındırma yeterlidir. Arındırmadan sonra mutlaka nemlendirme gelmelidir; aksi halde yüzeyi açılmış cilt daha hızlı kurur.

Tıraş sonrası da benzer bir hassasiyet gerektirir. Tıraş, en üst katmandan bir miktar hücre alır; bu yüzden tıraş günüyle peeling gününü aynı güne koymamak kızarıklığı azaltır.

Sürdürülebilir olan rutin, mükemmel olan rutindir

Vücut bakımında insanların en sık yaptığı hata, on adımlık bir plan kurup üç gün sonra bırakmaktır. Gerçekte kalıcı sonucu veren şey, üç adımlık ama her gün tekrarlanan bir düzendir: ılık ve kısa duş, yumuşak temizleyici, nemli cilde uygulanan nemlendirici. Bu üçlüyü iki hafta boyunca aksatmadan uygulayan çoğu kişi farkı hisseder.

Elbette inatçı kaşıntı, geçmeyen kızarıklık, yaygın pullanma ya da kanayan çatlaklar farklı bir konudur. Bunlar bakım eksikliğinden çok bir cilt rahatsızlığının belirtisi olabilir ve bir uzmana danışmayı gerektirir. Ancak sıradan mevsimsel kuruluk için pahalı ürünlere ihtiyaç yoktur; ihtiyaç olan, birkaç küçük alışkanlığın yerini değiştirmektir.

Mevsim geçişlerinde rutini biraz ağırlaştırmak da mantıklıdır. Kışın kaloriferli ortamlar havadaki nemi düşürür ve cilt daha hızlı kurur; yazın ise güneş ve deniz suyu benzer bir etki yaratır. Aynı ürünü yıl boyunca kullanmak yerine, dokusunu mevsime göre değiştirmek çoğu kişide tek başına belirgin bir fark yaratır.